Yazar: Uzm. Dr. Dilek Sarıkaya — Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı (Kadıköy / İstanbul)
Fibromiyalji sendromu nedir, ne tür bir rahatsızlıktır?
Fibromiyalji sendromu, kronik, yaygın kas iskelet sistemi ağrısı ile belirli, beraberinde uyuşma-karıncalanma, yorgunluk, uyku bozukluğu, simetrik dağılım gösteren ağrılı hassas noktalarla karakterize sık karşılaşılan bir hastalıktır.
Kadınlarda mı erkeklerde mi daha çok görülür?
Fibromiyalji sendromu ırk ayrımı yapmaksızın her yaş ve cinsiyette görülmekle beraber sıklıkla kadınları etkilemektedir. Her 10 hastadan 8-9’unu kadınlar oluşturmaktadır. Fibromiyaljinin toplumdaki yaygınlığı %2-8 arasında bildirilmekte ve bu yaygınlık oranları yaşla beraber artmaktadır.
Fibromiyalji sendromuna yol açan etkenler nelerdir?
Fibromiyalji sendromunu ortaya çıkaran etkenleri belirlemek amacıyla 50 yıldan fazladır çok sayıda araştırma yapılmaktadır. Son yıllarda da bu çalışmaların sayısında ciddi bir artış görülmektedir. Ancak ne yazık ki henüz tam olarak etiyolojisi anlaşılamamıştır. Fibromiyaljiyi tetiklediği düşünülen bazı faktörler şöyle sıralanmaktadır:
Enfeksiyonlar: Daha önceden geçirilmiş çeşitli enfeksiyon hastalıkları fibromiyaljiyi tetikleyebilmekte ya da belirtilerinin daha kötüye gitmesine neden olabilmektedir.
Genetik faktörler: Fibromiyaljiye aynı aile üyeleri arasında daha sık rastlanmaktadır. Araştırmalar, bazı genetik mutasyonların fibromiyaljinin gelişiminde rol oynayabileceğini düşündürmektedir.
Stres: Fiziksel ya da duygusal travma gibi bir stres kaynağı vücutta aylar veya yıllar boyunca devam eden uzun süreli etkilere yol açabilir. Stres, fibromiyaljiye katkıda bulunabilecek hormonal bozukluklarla da ilişkili bulunmuştur.
Kişilik yapısı: Kişinin kendine yönelik yüksek beklenti düzeyinin olması, iş odaklı yaşam, mükemmeliyetçilik, gevşeyememe ve hayattan zevk alamama, duygulanımsal ve kişiler arası çatışmaları inkâr etme, öfke ve düşmanlık duygularıyla başa çıkamama, bağımlılık ve bakım gereksinimi gibi çocuksu ihtiyaçlar, ağrıya eğilimli kişilik özellikleri olarak tanımlanmaktadır.
Travma: Fiziksel ya da duygusal travma yaşayan insanlarda fibromiyalji daha sık ortaya çıkabilmektedir. Şikayetlerin travma sonrası stres bozukluğu ile de ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca depresyon hastalarında, uyku bozukluğu olanlarda ve anksiyetesi yüksek olan kişilerde fibromiyalji çok daha sık görülmektedir.
Fibromiyalji sendromunun belirtileri ve tanı yöntemleri nelerdir?
Fibromiyaljide sıklıkla tetik noktalar veya hassas noktalar olarak adlandırılan vücut alanları bulunur. Bu noktalar, hafif basınç uygulamakla bile ağrıya neden olabilen 18 farklı alanı içermektedir. Tetik noktalarının neden olduğu ağrı, vücudun birçok bölgesini etkileyen, tutarlı künt bir ağrı olarak tanımlanabilir. Yaygın ağrı ve hassasiyet varsa kişiye fibromiyalji tanısı konur. Tetik noktaları; başın arkası, omuz üstleri, üst göğüs, kalçalar, dizler ve dirseklerdir. Ancak bu tetik noktaları artık tanı için odak değildir. Bunun yerine, üç aydan fazla bir süredir devam eden yaygın ağrı varsa ve ağrıyı açıklayabilecek teşhis edilebilir bir tıbbi durum yoksa fibromiyalji tanısı konulabilmektedir.
Fibromiyaljide tetik noktalarda ağrı dışında başka belirtiler de görülebilmektedir. Bu belirtiler şöyle sıralanmaktadır:
- Yorgunluk,
- Uyku problemleri,
- Uzun süre uykuya rağmen dinlenmiş hissetmemek ve yataktan kalkmakta zorlanmak,
- Baş ağrısı,
- Depresif ruh hali,
- Kaygı,
- Odaklanmada veya dikkat vermede zorluk,
- Alt karın bölgesinde ağrı,
- Nefes almada zorlanma,
- Kulaklarda çınlama,
- Egzersize karşı dirençsizlik ve çabuk yorulma
Güncellenen tanı kriterlerine göre üç ay veya daha uzun süredir devam eden ve tıbbi nedene dayanmayan yaygın ağrı şikâyeti olan hastalara fibromiyalji tanısı konmaktadır. Fibromiyaljiyi tespit edebilen özelleşmiş bir laboratuvar ya da görüntüleme testi yoktur. Bununla beraber diğer kronik ağrı nedenlerini dışlamak için görüntüleme yöntemleri ve kan tetkiklerinden faydalanılmaktadır.
Fibromiyalji sendromunda stres ne derecede etkilidir?
Stresin fibromiyalji belirtilerinin ortaya çıkmasında ve kötüleşmesinde etkili olduğu belirtilmektedir. Fibromiyalji hastalarının %70’e yakını stres ile şikayetlerinin arttığını bildirmiştir.
Fibromiyalji sendromuna eşlik eden psikiyatrik hastalıklar nelerdir?
Fibromiyalji hastalarında psikiyatrik hastalıkların birlikteliğine %70’e varan oranlarda rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalarda fibromiyaljiye depresyonun eşlik etme sıklığı %28,6 ile %70 arasında değişen oranlarda bildirilmiştir. Travma sonrası stres bozukluğu, disosiasyon bozukluğu, anksiyete bozuklukları, uyku bozuklukları ve somatoform bozukluklar da fibromiyalji hastalarında görülebilen diğer psikiyatrik hastalıklardır.
Fibromiyaljinin tedavisinde neler önerilir?
Tedavide multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Fibromiyalji hastaları teşhis için romatoloji, algoloji veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına başvurabilirler. Ancak stres faktörleri, ruhsal travma gibi psikolojik faktörler veya uyku bozukluğu, depresyon, anksiyete bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların birlikteliğinde sürece psikiyatri uzmanının da dahil olması gerekmektedir. Depresyon ve anksiyete bozukluklarının tedavisinde kullandığımız bazı antidepresan ilaçların, bilişsel davranışçı terapinin ve EMDR tekniğinin hem stresin ve kronik ağrı yakınmalarının azaltılmasında, hem de eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmesinde etkili olduğu, dolayısıyla hastaların yaşam kalitesine önemli faydaları olduğu bilinmektedir. Ağrı ile olumlu başa çıkma yöntemlerinin güçlendirilmesi ve olumsuz başa çıkma yöntemlerinin belirlenerek azaltılması, fizyolojik uyarılmayı azaltmak için gevşeme eğitimi verilmesi, ağrı davranışına yönelik çevresel tepkileri düzeltme, ağrı kesici ilaçların kullanımını azaltarak fiziksel aktivite düzeyini arttırma fibromiyaljide görülen kronik ağrı yakınmalarının tedavisinde kullanılan önemli davranışçı ilkelerdir.