# Dr. Dilek Sarıkaya — Psikiyatrist, Psikoterapist, Cinsel Terapist > Ruh sağlığı ve psikoterapi alanında bireyin özgün ihtiyaçlarına odaklanan, bilimsel temelli ve bütüncül klinik yaklaşım. Caddebostan, Kadıköy, İstanbul. ## Hakkında Dr. Dilek Sarıkaya, 2009 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, psikiyatri uzmanlık eğitimini 2014 yılında Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlamıştır. Mesleki çalışmalarını ağırlıklı olarak Bilişsel Davranışçı Terapiler, Şema Terapi, Cinsel Terapiler ve Kültürel Psikiyatri alanlarında sürdürmektedir. Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından Bilişsel Davranışçı Terapist, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) tarafından Cinsel Terapist olarak sertifiye edilmiştir. Kanada McGill Üniversitesi Sosyal ve Kültürlerarası Psikiyatri Birimi tarafından verilen Kültürel Psikiyatri Sertifikasına sahiptir. Şema Terapi alanındaki eğitim ve klinik çalışmalarının ardından gerekli süpervizyon sürecini ve hakem değerlendirmelerini tamamlayarak 2025 yılında International Society of Schema Therapy (ISST) tarafından İleri Düzey Şema Terapisti (Advanced Certified Schema Therapist) olarak sertifiye edilmiştir. Akademik çalışmalar kapsamında 2018–2019 öğretim yılında İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programı’nda öğretim görevlisi olarak İleri Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler dersini yürütmüştür. 2019–2020 yıllarında Kanada’da McGill Üniversitesi Sosyal ve Kültürlerarası Psikiyatri Birimi ile Bilişsel Davranışçı Psikoterapi Biriminde gözlemci psikiyatrist olarak bulunmuştur. Temmuz 2020’de Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda Dr. Öğretim Üyesi olarak akademik ve klinik çalışmalarına devam etmiş; aynı üniversiteye bağlı NP Feneryolu Tıp Merkezi’nde yaklaşık bir buçuk yıl görev yapmıştır. Mart 2022’den bu yana kendi muayenehanesinde psikiyatri ve psikoterapi alanlarında klinik çalışmalarını sürdürmektedir. ## Mesleki Özel İlgi Alanları Klinik çalışmalarının yanı sıra Dr. Dilek Sarıkaya’nın mesleki özel ilgi alanları arasında şunlar yer almaktadır: - Kadın ruh sağlığı - Gebelik ve doğum sonrası dönem ruh sağlığı (Perinatal psikiyatri) - Toplumsal cinsiyet ve ruh sağlığı - Kültürel psikiyatri - Göç ve kültürel adaptasyon - Cinsel sağlık ve cinsel işlev bozuklukları - Ruhsal travma ve travmayla ilişkili bozukluklar (TSSB) ## Çalışma Alanları ### 1. Psikiyatrik Değerlendirme ve Tedavi - Anksiyete bozuklukları - Depresyon ve diğer duygudurum bozuklukları - Bipolar bozukluk - Erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) - İnteraktif Ön Tarama Testi: https://drdileksarikaya.com/#dehb-testi (Dünya Sağlık Örgütü WHO ASRS-v1.1 6 soruluk bilimsel tarama ölçeği; Kessler ve ark., 2005; Türkçe geçerlik: Prof. Dr. Sultan Doğan, Prof. Dr. Bedriye Öncü ve ark., 2009) - Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) - Travma sonrası stres bozukluğu ve travmayla ilişkili ruhsal sorunlar - Uyku bozuklukları - Şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar - Gebelik ve doğum sonrası dönemde görülen ruhsal sorunlar - Yas ve kayıp süreçleri - Göç, kültürel uyum ve kültürlerarası yaşamla ilişkili ruhsal sorunlar - Kadın ruh sağlığı ### 2. Bireysel Psikoterapi - Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) - Şema Terapi (ISST Onaylı İleri Düzey Terapist ve Süpervizör) - İnteraktif Temel Duygusal İhtiyaçlar ve Şema Eğilimi Ön Testi: https://drdileksarikaya.com/#sema-testi (Jeffrey E. Young'ın 5 temel çocukluk çağı duygusal ihtiyacı kuramsal modeline dayanan 10 soruluk psikoeğitimsel öz-farkındalık taraması; istemci taraflı anlık hesaplama, sıfır veri depolama) - Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi (KİPT) - Travma odaklı psikoterapi yaklaşımları - Online psikoterapi ### 3. Cinsel Sağlık ve Cinsel İşlev Bozuklukları - Cinsel danışmanlık - Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar, kaygılar ve güçlükler - Vajinismus - Erken boşalma - Sertleşme bozukluğu - Cinsel istek sorunları - Cinsel uyarılma sorunları - Orgazm sorunları ### 4. Çift ve İlişki Terapisi - İlişkilerde tekrarlayan çatışmalar ve iletişim sorunları - Duygusal yakınlık ve bağlanma güçlükleri - Güven sorunları ve ilişki krizleri - Cinsellik ve yakınlıkla ilişkili sorunlar - İlişkilerde tekrarlayan örüntüler ve şema kimyası - Şema Terapi temelli çift terapisi ## Mesleki Deneyim Dr. Dilek Sarıkaya, uzmanlık eğitimi ve sonrasındaki mesleki yaşamı boyunca farklı kamu, eğitim ve üniversite hastanelerinde klinik ve akademik görevlerde bulunmuştur: - Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Psikiyatri Uzmanlık Eğitimi) - Rize Kaçkar Devlet Hastanesi (Psikiyatri Uzmanı, DHY) - Kırklareli Devlet Hastanesi (Psikiyatri Uzmanı) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Psikiyatri Uzmanı) - Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı (Dr. Öğretim Üyesi, 2020–2021) - Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi (Uzman Psikiyatrist & Psikoterapist) - Özel Muayenehane — Caddebostan, Kadıköy (Mart 2022'den bu yana) ## Akademik ve Eğitsel Etkinlikler - **İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi:** Psikiyatri staj programı kapsamında Dönem 3 ve Dönem 5 öğrencilerine İngilizce teorik psikiyatri eğitimleri, 2018–2019 - **İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora Programı:** İleri Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler I ve II, 2019–2020 ### Seçilmiş Bilimsel Toplantı ve Konuşmalar - *Partner Şiddeti: Kadına Yönelik Şiddetin Yalnızca Bir Kısmı* – 55. Ulusal Psikiyatri Kongresi, Sempozyum Konuşmacısı, 2019 - *Sigara Bağımlılığına Bilişsel Davranışçı Yaklaşım* – Türk Toraks Derneği 22. Yıllık Kongresi, Davetli Kurs Konuşmacısı, 2019 - *Nikotin Bağımlılığına Psikiyatrik ve Psikososyal Yaklaşım* – Türk Toraks Derneği, Davetli Konuşmacı, 2018 - *Effects of Thyroid Functions on Psychiatric Conditions in Geriatric Population* – 9th International Congress on Psychopharmacology, Symposium Speaker, 2017 - *Psikiyatri Hastalarında Kronik Başağrısına Yaklaşım* – 52. Ulusal Psikiyatri Kongresi, Kurs Konuşmacısı, 2016 ## Mesleki Üyelikler ve Çalışma Birimleri ### Üyelikler - Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) - International Society of Schema Therapy (ISST) — Resmi Üye Profili: https://schematherapysociety.org/Sys/PublicProfile/64197443/3699748 - Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) - European Psychiatric Association (EPA) - Young Psychiatrists’ Network (YPN) ### Türkiye Psikiyatri Derneği Çalışma Birimleri Görevleri - Şema Terapi Çalışma Birimi - Kadın Ruh Sağlığı Çalışma Birimi - Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Çalışma Birimi - Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi - Cinsellik ve Cinsel İşlev Bozuklukları Çalışma Birimi ## Sertifikasyonlar ve Mesleki Yetkinlikler - **İleri Düzey Şema Terapisti (Advanced Certified Schema Therapist)** — International Society of Schema Therapy (ISST), 2025 (Resmi Profil: https://schematherapysociety.org/Sys/PublicProfile/64197443/3699748) - **Bilişsel Davranışçı Terapist** — Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) - **Cinsel Terapist** — Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) - **Kültürel Psikiyatri Sertifikası** — McGill University, Division of Social and Transcultural Psychiatry, Kanada - McGill Üniversitesi — Gözlemci Psikiyatrist (2019–2020) ## Mesleki Eğitimler ve Atölye Çalışmaları ### Şema Terapi - Şema Terapide Mod Haritalama Atölye Çalışması – ISST onaylı uluslararası eğitim, Haziran 2026 - Çiftlerle Şema Terapi Eğitimi – ISST onaylı uluslararası eğitim, Kasım–Aralık 2025 - Yeme Bozukluklarında Şema Terapi Eğitimi – ISST onaylı uluslararası eğitim, Eylül 2025 - Şema Terapide Cinsel Sorunlara Yaklaşım Atölye Çalışması – ISST onaylı, Eylül 2025 - Şema Terapide Yukarı Ok Tekniği Atölye Çalışması – ISST onaylı, Mart 2024 - Şema Terapide İmgeleme Teknikleri Atölye Çalışması – ISST onaylı, Mart 2021 - Şema Terapide Yaşantısal Teknikler Atölye Çalışması – ISST onaylı, Aralık 2020 - Uluslararası Şema Terapi Sertifikasyon Eğitimi – ISST onaylı, Temmuz 2020 ### Psikoterapi ve Cinsel Terapi - Ruh Sağlığı Profesyonelleri için BDT Eğitimi – McGill University Health Centre, CBT Unit, Kanada, Ocak–Mayıs 2020 - Bilişsel Davranışçı Terapiler Eğitimi – Türkiye Psikiyatri Derneği, Ekim 2017–Mart 2019 - Cinsellik ve Cinsel Terapiler Eğitimi – CETAD, Nisan 2013–Haziran 2019 - Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) Eğitimi – Joe Oliver, Mart 2018 - Farkındalık Temelli Terapi Eğitimi – Prof. Dr. Kültegin Ögel, Kasım 2017 - Psikanalize Giriş Seminerleri – Psike İstanbul, Ekim 2017–Mayıs 2018 - TSSB'de EMDR Uygulamaları – Doç. Dr. Burhanettin Kaya, Ekim 2017 - Kişilerarası İlişkiler Terapisi Eğitimi – Dr. Oğuz Omay, Şubat 2015 - Aile ve Çift Terapisi Eğitimi – Prof. Dr. Emine Z. Kılıç, Eylül 2013–Haziran 2014 - Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi – Prof. Dr. M. Zihni Sungur, Ocak 2013–Şubat 2014 - Motivasyonel Görüşme Teknikleri Eğitimi – Prof. Dr. Figen Karadağ, Haziran 2011 ### Kültürel Psikiyatri ve Akademik Eğitimler - Kültür ve Ruh Sağlığı Araştırma Birimi Seminerleri – McGill University, Social & Transcultural Psychiatry, Kanada, 2019–2020 - McGill Illness Narrative Interview Eğitimi – McGill University Summer School, Kanada, Haziran 2019 - Kültürel Psikiyatri ve Kültürle Çalışma Atölyesi – McGill University Summer School, Kanada, Mayıs 2019 - Psikiyatrik Epidemiyoloji Kursu – McGill University Summer School, Kanada, Mayıs 2019 - Profesyonel Beceriler ve Liderlik Kursu – Prof. Dr. Norman Sartorius & Graham Thornicroft, Young Psychiatrists’ Network, Atina, 2018 - Sağlık Bilimlerinde Araştırma Yöntemleri ve Etik – Koç Üniversitesi, Harvard University & Halk Sağlığı Kurumu, Haziran 2018 ## Tedavi Yaklaşımı Bilimsel kanıta dayalı, kişiye özgü ve bütüncül bir psikiyatrik değerlendirme ve tedavi yaklaşımı benimsenmektedir: 1. **Kapsamlı Değerlendirme:** Tedavi süreci; kişinin yaşadığı güçlüklerin, yaşam öyküsünün, ilişkilerinin ve mevcut koşullarının birlikte ele alındığı kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirme ile başlar. 2. **Kişiye Özgü Plan:** Her kişinin ihtiyaçları farklıdır. Değerlendirme sonucunda psikoterapi, ilaç tedavisi veya her ikisinin birlikte uygulanmasını içeren kişiye özgü bir tedavi planı oluşturulur. 3. **Tedavi (Psikoterapi • İlaç Tedavisi • Gerektiğinde Birlikte):** Psikoterapi sürecinde başta Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi olmak üzere, kişinin ihtiyaçlarına ve yaşadığı güçlüklere uygun bilimsel temelli psikoterapi yaklaşımlarından yararlanılır. 4. **İzlem:** Tedavinin hedefleri birlikte belirlenir; süreç düzenli olarak değerlendirilir ve ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden şekillendirilir. Randevu ve iletişim: +90 546 904 67 47 / WhatsApp üzerinden doğrudan mesaj gönderilebilir. ## İletişim - Adres: Caddebostan mh. Prof. Dr. Haluk Tezonar sk. No:2 Kısmet apt B2 Blok Kat:2 D:4, Kadıköy/İstanbul - Telefon: +90 546 904 67 47 - E-posta: drdileksarikaya@gmail.com - Çalışma saatleri: Salı–Cumartesi, 09:00–19:00 - Web: https://drdileksarikaya.com - Diller: Türkçe (varsayılan) ve İngilizce — https://drdileksarikaya.com/?lang=en ## Videolar Dr. Dilek Sarıkaya'nın resmi YouTube kanalında (@dr.dileksarikaya) ruh sağlığı, psikoterapi ve cinsel terapi konularında güncel bilgilendirici içerikler yer almaktadır (en yeni videolar başta olmak üzere): - [Yetişkin DEHB: Dağınık Zihin, Erteleme ve Çözüm Yolları](https://www.youtube.com/watch?v=KbLhEXJwBvU) — Yetişkinlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtileri, odaklanma sorunları ve başa çıkma stratejileri - [Gebelik ve Doğum Sonrası Ruh Sağlığı: Yeni Annenin Rehberi](https://www.youtube.com/watch?v=Inwj4a6l0nI) — Hamilelik ve lohusalık döneminde annelerin yaşadığı duygudurum dalgalanmaları, doğum sonrası depresyon ve baş etme yolları - [Cinsel Terapi: Sağlıklı İlişkiler ve Cinsellik](https://www.youtube.com/watch?v=Kc53vEwH2_A) — Cinsel işlev bozuklukları, çift ilişkisinde cinsel doyum, iletişim engelleri ve cinsel terapi süreci hakkında kapsamlı inceleme - [Göçün Psikolojik Etkileri: Kimlik, Aidiyet ve Uyum Süreci](https://www.youtube.com/watch?v=UOPzJAdVfIk) — Farklı bir kültüre göç eden bireylerin yaşadığı aidiyet, yabancılaşma, adaptasyon ve kültürel psikiyatri yaklaşımı - [Şema Terapi Nedir? Geçmiş Yaraların İyileşme Yolculuğu](https://www.youtube.com/watch?v=FonEMAiUN9Q) — Çocukluk dönemi duygusal yaraları, kökleşmiş şemalar, şema modları ve sağlıklı yetişkin parçasını güçlendirme süreci - [Kendini Keşfetmenin Bilimsel Yolu: Psikoterapi](https://www.youtube.com/watch?v=-76Fvp2axok) — Psikoterapi nedir, terapi süreci nasıl işler, kimler psikoterapiye başvurmalıdır ve içsel dönüşümün bilimsel temelleri ## Makaleler ve Yazılar Dr. Dilek Sarıkaya tarafından kaleme alınmış bilgilendirici klinik yazılar: - **Bipolar Bozuklukta Mevsim Geçişlerine Dikkat!** — Bipolar bozuklukta manik ve depresif dönemler, mevsim döngüleri, biyolojik ritimler ve nüksleri önleyici klinik yaklaşımlar. - **Sorularla Fibromiyalji Sendromu** — Fibromiyaljinin tanımı, belirtileri, psikosomatik mekanizmaları, risk faktörleri ve psikiyatrik/bütüncül tedavi yöntemleri. - **Pandemide Cinsel Yaşam** — Kriz ve stres dönemlerinin çiftlerin cinsel yaşamı, yakınlığı ve ilişkiler üzerindeki etkileri; koruyucu öneriler. ## Makale Metinleri Aşağıda yukarıda listelenen yazıların tam metinleri yer almaktadır. Bu içerikler bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. ### Bipolar Bozuklukta Mevsim Geçişlerine Dikkat! *Bipolar Bozukluk — 18 Aralık 2020, 4 dk okuma* Bipolar bozukluk; iki uçlu duygudurum bozukluğu, manik depresif bozukluk, iki uçlu mizaç bozukluğu, bipolar affektif bozukluk gibi isimlerle de adlandırılabilen ve toplumda her 100 kişiden 2 veya 3’ünde görülebilen ruhsal bir hastalıktır. Erkeklerde ve kadınlarda görülme oranı eşittir ve ortalama başlangıç yaşı 20–25 yaş civarındadır. Hastalık genel olarak, taşkınlık (mani) ve çökkünlük (depresyon) dönemleri ile karakterizedir. Birbirlerine zıt gibi görünen bu iki hastalık dönemi yatışma ve alevlenmelerle seyreder. Hastalık dönemleri dışında ise hasta hemen tamamen normale döner. Ancak bazı hastalarda günlük yaşamı kısmen de olsa etkileyen kalıntı belirtiler devam edebilir. Hastalık dönemlerinde görülebilen belirtilere bakacak olursak; Taşkınlık (mani) dönemi duygudurumun çok yükseldiği, hastanın aşırı coşkulu olduğu bir dönemdir. Bu dönemde hastada abartılı önemli düşünceler veya ayağı yere basmayan projeler, kendini olduğundan çok daha yüksekte hissetme, büyüklük düşünceleri, sinirlilik veya aşırı neşe hali, özgüven artışı, düşüncelerin hastanın zihninde adeta yarışması, kendini aşırı enerjik hissetme, uyku gereksiniminde azalma, hatta uyku gereksinimini inkar etme, sonuçlarını düşünmeden heyecanlı veya riskli faaliyetlere kalkışmak (çok fazla para harcama, aşırı hızlı araba kullanma, riskli cinsel aktivite) gibi belirtiler görülebilir. Çökkünlük (depresyon) dönemi ise taşkınlık döneminin tam tersidir. Bu dönemde; mutsuzluk, karamsarlık, umutsuzluk, özgüvende azalma, değersizlik hissi, abartılı suçluluk veya pişmanlık düşünceleri, eskiden zevk aldığı faaliyetlerden zevk alamama, iştahsızlık veya uykusuzluk gibi değişiklikler, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, enerji azalması ve halsizlik, ölüm ve intihar düşünceleri ortaya çıkabilir. Bütün insanların duygusal dünyasında, ruh halinde değişiklikler, inişler-çıkışlar olur. Herkes günlük yaşamında dakikalar, saatler veya bazen birkaç gün süren öfke, sevinç, üzüntü, coşku, keder, huzursuzluk, endişe duyguları arasında iniş çıkışlar yaşayabilir. Ancak Bipolar Bozuklukta; yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak, uzun süren, keskin iniş çıkışların olduğu, düşünceleri, duyguları, davranışları ve kişinin işlevlerini, yaşamını etkileyen yoğun duygudurum değişimleri yaşanır. Her ne kadar hastalığın sık görülen belirtileri birçok kişide benzer olsa da, belirtilerin şiddeti ve ortaya çıkış şeklinin kişiden kişiye değişiklik gösterebileceği de akılda tutulmalıdır. Hastalığın ortaya çıkma nedenleri arasında; genetik etkenler ilk sırada sayılabilir. Beyinde hücreler arası iletiyi sağlayan kimyasal maddelerin taşınmasında veya düzeylerinde ortaya çıkan değişiklikler de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Yakın birinin kaybı, iş değişikliği, doğum yapmak, askerlik süreci ve göç gibi stresli veya travmatik olaylar da hem ilk hastalık döneminin ortaya çıkmasında hem de ilerleyen süreçte dönemlerin yinelenmesinde tetikleyici olabilir. Bipolar bozukluğun seyrindeki en önemli özelliklerden birisi de mevsimsel özellik göstermesidir. Hastalar ilkbahar – yaz aylarında taşkınlık, coşkunluk yaşarken, sonbahar – kış aylarında çökkünlük, durgunluk içinde girerler. Hastaların yaklaşık dörtte biri bu mevsimsel özellik nedeniyle ilkbaharın son günleri, yazın ilk günlerinde kötüleşirler. Hastalarda dürtüsel, tepkisel davranışlar, saldırganlık eğiliminde artma, öfke patlamaları, aşırı para harcama, taşkınlaşma, riskli davranışlar sergileme azımsanmayacak oranda görülebilir. Sonbaharın son günleri ve kışın ilk günlerine doğru ise çökkünlük belirtileri ortaya çıkabilir. İçe kapanma, isteksizlik, karamsar düşünceler, derin bir mutsuzluk, geleceğe dair ümitsizlik ve zaman zaman intihar düşünceleri ve davranışı görülebilir. Yapılan araştırmalar hastalığın çökkünlük dönemlerinde hastalarda intihar riskinin arttığına dikkati çekmektedir. Bipolar bozukluğun tanısı esas olarak bir psikiyatri hekimi tarafından yapılan muayene ile konulabilir. Hastalığın tanısını tek başına koydurabilecek bir kan tahlili veya görüntüleme yöntemi mevcut değildir. Ancak benzer tabloya yol açabilecek psikiyatri dışı durumların ayırt edilebilmesi için, tanı aşamasında ayrıntılı kan tahlili ve görüntüleme yöntemlerinin uygulanması gerekmektedir. Tedavide duygudurum dengeleyici ilaçlar (lityum, valproat, karbamazepin gibi) kullanılmaktadır. Hastalık döneminin özelliğine göre bu tedaviye antipsikotik ilaçlar ve bazen antidepresan ilaçlar da eklenebilmektedir. Hastaların tedavi sürecinde en sık yaptıkları hata, daha iyi hissetmeye başlayınca ilaçları bırakmaktır. Oysaki iyilik halinin kalıcı olması için ilacı her gün, düzenli almaya devam etmeleri gerekmektedir. Bipolar bozukluğun tedavisinde hastalık dönemlerinin tedavi edilmesi kadar, yeniden hastalanmayı engellemek adına koruyucu tedavi de planlanmalıdır. Bunun için hastalara günlük hayatları için bazı önerilerde bulunmak gerekebilir; • Arkadaşlarınız, aile bireyleri veya eşinizle (şayet varsa) rahatsızlığınızı paylaşın • Mümkün olduğunca düzenli uyku uyuyun • Çok az alkol tüketin veya hiç tüketmeyin. Uyuşturucudan uzak durun. • İşte ve evde stresinizi azaltın. • Düzenli beslenin. • Düzenli egzersiz yapın. • Nefes egzersizleri yapın. • Öfke ve depresyon (çökkünlük) gibi duygularla teker teker başa çıkmayı öğrenin. Günlük rutinleri belirlemenin hastalara yararı olacaktır. Bu sayede mani veya depresyon dönemlerini tetikleyen potansiyel ortadan kaldırılmış olur. Ayrıca hastalık dönemi öncesinde uyarıcı belirtileri fark etmek, erken müdahale açısından oldukça önemlidir. Uyku düzeninin bozulması, özellikle uyku ihtiyacının çok azalması, düşüncelerin hızlanması ve konuşma miktarında artış, enerji artışı, çok para harcama davranışı taşkınlık dönemi açısından, fazla uyku hali ve ağırlık, içe kapanma, isteksizlik, karamsarlık, iştah azalması da çökkün dönem açısından uyarıcı belirtilerdir. Bu belirtiler ortaya çıktığında derhal bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır. Hastanın yakın çevresine de bu uyarıcı belirtiler konusunda bilgi verilerek onların da durumu erken fark etmelerini sağlanabilir. Bipolar bozukluk, şeker hastalığı veya yüksek tansiyon gibi kronik seyirli giden ancak tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bipolar bozukluğu olan pek çok birey uygun psikiyatrik tedavi ve düzenli takip ile çalışma hayatını, sosyal yaşamı ve evlilik hayatını sorunsuz bir biçimde sürdürebilmektedir. Bu hastalığa sahip bireylerin, bir psikiyatri uzmanına başvurmaktan ve psikiyatrik tedavi almaktan çekinmemeleri, takiplerine düzenli olarak devam etmeleri ve ilaç tedavilerini düzenli bir biçimde sürdürmeleri hastalığın gidişatını olumlu yönde etkilemekte ve hastaların yaşam kalitelerini arttırmaktadır. --- ### Sorularla Fibromiyalji Sendromu *Ağrı Bozuklukları — 06 Ocak 2021, 5 dk okuma* ### Fibromiyalji sendromu nedir, ne tür bir rahatsızlıktır? Fibromiyalji sendromu, kronik, yaygın kas iskelet sistemi ağrısı ile belirli, beraberinde uyuşma-karıncalanma, yorgunluk, uyku bozukluğu, simetrik dağılım gösteren ağrılı hassas noktalarla karakterize sık karşılaşılan bir hastalıktır. ### Kadınlarda mı erkeklerde mi daha çok görülür? Fibromiyalji sendromu ırk ayrımı yapmaksızın her yaş ve cinsiyette görülmekle beraber sıklıkla kadınları etkilemektedir. Her 10 hastadan 8-9’unu kadınlar oluşturmaktadır. Fibromiyaljinin toplumdaki yaygınlığı %2-8 arasında bildirilmekte ve bu yaygınlık oranları yaşla beraber artmaktadır. ### Fibromiyalji sendromuna yol açan etkenler nelerdir? Fibromiyalji sendromunu ortaya çıkaran etkenleri belirlemek amacıyla 50 yıldan fazladır çok sayıda araştırma yapılmaktadır. Son yıllarda da bu çalışmaların sayısında ciddi bir artış görülmektedir. Ancak ne yazık ki henüz tam olarak etiyolojisi anlaşılamamıştır. Fibromiyaljiyi tetiklediği düşünülen bazı faktörler şöyle sıralanmaktadır: Enfeksiyonlar: Daha önceden geçirilmiş çeşitli enfeksiyon hastalıkları fibromiyaljiyi tetikleyebilmekte ya da belirtilerinin daha kötüye gitmesine neden olabilmektedir. Genetik faktörler: Fibromiyaljiye aynı aile üyeleri arasında daha sık rastlanmaktadır. Araştırmalar, bazı genetik mutasyonların fibromiyaljinin gelişiminde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Stres: Fiziksel ya da duygusal travma gibi bir stres kaynağı vücutta aylar veya yıllar boyunca devam eden uzun süreli etkilere yol açabilir. Stres, fibromiyaljiye katkıda bulunabilecek hormonal bozukluklarla da ilişkili bulunmuştur. Kişilik yapısı: Kişinin kendine yönelik yüksek beklenti düzeyinin olması, iş odaklı yaşam, mükemmeliyetçilik, gevşeyememe ve hayattan zevk alamama, duygulanımsal ve kişiler arası çatışmaları inkâr etme, öfke ve düşmanlık duygularıyla başa çıkamama, bağımlılık ve bakım gereksinimi gibi çocuksu ihtiyaçlar, ağrıya eğilimli kişilik özellikleri olarak tanımlanmaktadır. Travma: Fiziksel ya da duygusal travma yaşayan insanlarda fibromiyalji daha sık ortaya çıkabilmektedir. Şikayetlerin travma sonrası stres bozukluğu ile de ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca depresyon hastalarında, uyku bozukluğu olanlarda ve anksiyetesi yüksek olan kişilerde fibromiyalji çok daha sık görülmektedir. ### Fibromiyalji sendromunun belirtileri ve tanı yöntemleri nelerdir? Fibromiyaljide sıklıkla tetik noktalar veya hassas noktalar olarak adlandırılan vücut alanları bulunur. Bu noktalar, hafif basınç uygulamakla bile ağrıya neden olabilen 18 farklı alanı içermektedir. Tetik noktalarının neden olduğu ağrı, vücudun birçok bölgesini etkileyen, tutarlı künt bir ağrı olarak tanımlanabilir. Yaygın ağrı ve hassasiyet varsa kişiye fibromiyalji tanısı konur. Tetik noktaları; başın arkası, omuz üstleri, üst göğüs, kalçalar, dizler ve dirseklerdir. Ancak bu tetik noktaları artık tanı için odak değildir. Bunun yerine, üç aydan fazla bir süredir devam eden yaygın ağrı varsa ve ağrıyı açıklayabilecek teşhis edilebilir bir tıbbi durum yoksa fibromiyalji tanısı konulabilmektedir. Fibromiyaljide tetik noktalarda ağrı dışında başka belirtiler de görülebilmektedir. Bu belirtiler şöyle sıralanmaktadır: - Yorgunluk, - Uyku problemleri, - Uzun süre uykuya rağmen dinlenmiş hissetmemek ve yataktan kalkmakta zorlanmak, - Baş ağrısı, - Depresif ruh hali, - Kaygı, - Odaklanmada veya dikkat vermede zorluk, - Alt karın bölgesinde ağrı, - Nefes almada zorlanma, - Kulaklarda çınlama, - Egzersize karşı dirençsizlik ve çabuk yorulma Güncellenen tanı kriterlerine göre üç ay veya daha uzun süredir devam eden ve tıbbi nedene dayanmayan yaygın ağrı şikâyeti olan hastalara fibromiyalji tanısı konmaktadır. Fibromiyaljiyi tespit edebilen özelleşmiş bir laboratuvar ya da görüntüleme testi yoktur. Bununla beraber diğer kronik ağrı nedenlerini dışlamak için görüntüleme yöntemleri ve kan tetkiklerinden faydalanılmaktadır. ### Fibromiyalji sendromunda stres ne derecede etkilidir? Stresin fibromiyalji belirtilerinin ortaya çıkmasında ve kötüleşmesinde etkili olduğu belirtilmektedir. Fibromiyalji hastalarının %70’e yakını stres ile şikayetlerinin arttığını bildirmiştir. ### Fibromiyalji sendromuna eşlik eden psikiyatrik hastalıklar nelerdir? Fibromiyalji hastalarında psikiyatrik hastalıkların birlikteliğine %70’e varan oranlarda rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalarda fibromiyaljiye depresyonun eşlik etme sıklığı %28,6 ile %70 arasında değişen oranlarda bildirilmiştir. Travma sonrası stres bozukluğu, disosiasyon bozukluğu, anksiyete bozuklukları, uyku bozuklukları ve somatoform bozukluklar da fibromiyalji hastalarında görülebilen diğer psikiyatrik hastalıklardır. ### Fibromiyalji’nin tedavisinde neler önerilir? Tedavide multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Fibromiyalji hastaları teşhis için romatoloji, algoloji veya fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanına başvurabilirler. Ancak stres faktörleri, ruhsal travma gibi psikolojik faktörler veya uyku bozukluğu, depresyon, anksiyete bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların birlikteliğinde sürece psikiyatri uzmanının da dahil olması gerekmektedir. Depresyon ve anksiyete bozukluklarının tedavisinde kullandığımız bazı antidepresan ilaçların, bilişsel davranışçı terapinin ve EMDR tekniğinin hem stresin ve kronik ağrı yakınmalarının azaltılmasında, hem de eşlik eden psikiyatrik hastalıkların tedavi edilmesinde etkili olduğu, dolayısı ile hastaların yaşam kalitesine önemli faydaları olduğu bilinmektedir. Ağrı ile olumlu başa çıkma yöntemlerinin güçlendirilmesi ve olumsuz başa çıkma yöntemlerin belirlenerek azaltılması, fizyolojik uyarılmayı azaltmak için gevşeme eğitimi verilmesi, ağrı davranışına yönelik çevresel tepkileri düzeltme, ağrı kesici ilaçların kullanımını azaltarak fiziksel aktivite düzeyini arttırma fibromiyaljide görülen kronik ağrı yakınmalarının tedavisinde kullanılan önemli davranışçı ilkelerdir. --- ### Pandemide Cinsel Yaşam *Cinsellik & İlişkiler — 05 Şubat 2021, 4 dk okuma* ### Pandemi dönemi çiftlerin cinsel yaşamını nasıl etkiledi? Pandemi süreci, normal rutinimiz, işlerimiz, seyahatlerimiz ve sosyalleşme becerilerimizdeki değişiklikler dahil olmak üzere birçok yönden hayatımızı etkiledi. Pek çok insan bu süreçte sıkılmış, korkmuş ve üzgün hissediyor. Bu durum doğal olarak bireylerin cinsel davranışlarında, ilgilerinde, ilişkilerinde ve hatta vücutlarında bile kendini göstermekte. Pandemi sürecinde pek çok insan daha yüksek düzeyde stres ve endişe yaşıyor, bu da aslında beynimize tehlikede olduğumuz mesajını gönderiyor. Tehlikede olduğumuzda, evrimsel bir bakış açısıyla seks yapmak nadiren iyi bir fikirdir. Stres nedeni ile kortizol seviyelerinin artması cinsel isteğin azalmasını kaçınılmaz bir hale getiriyor. Bu nedenle pandemi sürecinin cinsel yaşam üzerine biyolojik ve hormonal bir etkisi olduğundan da bahsetmemiz mümkün. Öte yandan pandemi süreci ile birlikte evden çalışmaya başlama, tüm zamanı bir arada geçirme, çocukların gün boyu evde olması, evden çalışırken mesai sürelerinin artması, yemek ve uyku saatlerinin bile değişmesi, hem kişisel alan ve mahremiyet ile ilgili sorunlar yaşanabilmesine ve cinsellikten kaçınmaya, hem de kişisel bakımın azalması ve uyaran eksikliğine bağlı cinsel isteğin azalmasına yol açtı. Birlikte yaşamayan partnerlerin karantina ve sosyal mesafelenme nedeni ile bir araya gelememesi, düzenli partneri olmayan bireylerin ise bulaş endişesi ve güvensizlik nedeni ile cinsel aktiviteden kaçınması da cinsel yaşamı etkileyen faktörler arasında sayılabilir. ### Bu dönemde en çok ortaya çıkan şikayet ve rahatsızlıklar nelerdir? Pandemi sürecinin cinsel yaşam üzerine etkilerini araştıran bazı çalışmalar, insanların salgın sırasında daha az seks yaptığını ve birçoğunun cinsel yaşam kalitesinde bir düşüş yaşadığını buldu. Genel olarak cinsel isteğin ve cinsel aktivite sıklığının azaldığından bahsetmemiz mümkün. Bununla birlikte, beş kişiden biri pandeminin başlangıcından bu yana yeni cinsel aktiviteler denediğini de bildirdi. Öte yandan karantina süreci ve evde kalma gibi stresin yoğun olduğu bu süreçte insanların iyi vakit geçirmek, anksiyeteyi azaltmak ve stresle başa çıkmak adına cinsel aktivite sıklığını arttırdıklarına yönelik araştırma sonuçları da mevcut. ### Bu dönemde en çok kadınlar mı erkekler mi sorunlar yaşıyor? İnsanların pandemi sürecinde strese verdikleri tepkileri kadın ve erkek ayrımından ziyade bireysel farklılıklar olarak ele almak daha yerinde olacaktır. Bu süreçte bazı kişiler cinselliğe olan ilgisini tamamen kaybederken, bazıları cinselliği bağlantıda kalmak ve kaygıyı azaltmak için başa çıkma mekanizması olarak kullanabilirler. Eşler arasındaki bu farklılıklar bu dönemde daha belirgin hale gelip cinsel istek uyuşmazlığı riskini arttırabilir. ### Pandemi sürecinde cinsel hayatı normale döndürmek için ne yapmalı? Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için cinsel iletişim büyük önem taşır. İlişki memnuniyeti ve cinsel tatmin birbirini karşılıklı olarak etkiler. Pandemi sürecinde evde kalım sürelerinin artması, ev içi sorumlulukların paylaşımında yaşanan anlaşmazlıklar, kişisel alan ihtiyacının artması ve bu ihtiyacın karşılanamaması gibi birtakım sorunlar iletişim sorunlarını tetikleyip çatışmaya yol açabilir. Bu gibi durumlarda eşler arası iyi iletişim sorunun çözümünde önemli bir anahtardır. Sorunu tespit edip çözüm odaklı yaklaşmak tek başlarına çözüm üretemedikleri takdirde çift danışmanlığı almak yerinde olacaktır. Ek olarak cinsel isteğin azalmasında kişinin depresif ya da yoğun kaygılı hissetmesinin de önemli ölçüde etkili olduğunu biliyoruz. Eşlerden biri veya her ikisinin de yoğun kaygı ve depresyon gibi yakınmalarının olması halinde bir psikiyatri uzmanından yardım almaktan çekinmemelerini önerebiliriz. Ayrıca sürekli evde olmak ve kişisel bakımın azalması, yaşamın rutine binmesi ve monotonlaşma, sosyalleşmenin azalmasına bağlı olarak uyaran eksikliğinin olması, aynı evde yaşansa da cinsel etkileşim ve iletişimin azalması ya da ayrı evlerde yaşayan partnerlerin pandemi dolayısı ile bir araya gelme sıklığının azalması da cinsel isteğin ve cinsel aktivite sıklığının azalmasına yol açabilir. Bu noktada cinsel çeşitliliğin arttırılması (cinsel içerikli konuşmalar, mesajlaşmalar ve flörtleşmeler, cinsel fantezilerin paylaşılması, yeni pozisyonlar denenmesi, erotik içerikli video/film seyredilmesi, cinsel oyuncakların kullanılması vb.) cinsel istek ve uyarılmanın ve cinsellikten alınan doyumun arttırılmasına yardımcı olacaktır. Bu yöntemlere rağmen sorunun halen devam etmesi halinde ise cinsellik ve cinsel terapiler alanında uzmanlaşmış bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmalarını önerebiliriz. ## Bağlantılar - [Ana Sayfa](https://drdileksarikaya.com/) - [DoktorTakvimi Profili](https://www.doktortakvimi.com/profil/dilek-sarikaya) - [Türkiye Psikiyatristleri Profili](https://turkiyepsikiyatristleri.com/sp_faq/uzm-dr-dilek-sarikaya/) - [ISST Resmi Şema Terapisti Profili](https://schematherapysociety.org/Sys/PublicProfile/64197443/3699748) - [YouTube](https://www.youtube.com/@dr.dileksarikaya) - [Instagram](https://www.instagram.com/dr.dileksarikaya/) - [LinkedIn](https://www.linkedin.com/in/drdileksarikaya/) --- ## Sıkça Sorulan Sorular ve Klinik Yanıtlar (FAQ) ### Panik atak ile kalp krizi arasındaki farklar nelerdir? Panik atak ve kalp krizi benzer göğüs sıkışması ve çarpıntı hissi yaratabilir; ancak kalp krizinde ağrı genellikle sol kola, boyna ve sırta yayılırken fiziksel eforla artar. Panik atakta ise dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun ölüm veya kontrolü kaybetme korkusu, nefes darlığı ve uyuşma eşlik eder. Göğüs ağrısı durumunda öncelikle kardiyolojik tetkik yapılmalı; organik sebep dışlandıktan sonra psikiyatrik tedaviye başvurulmalıdır. ### Antidepresan ilaçlar bağımlılık yapar mı veya kişilik değiştirir mi? Modern antidepresanlar (SSRI, SNRI) bağımlılık yapıcı özellik taşımaz; tolerans geliştirmez ve madde bağımlılığı gibi kontrolsüz bir kullanım ihtiyacı doğurmaz. Kişiliği değiştirmez; yalnızca beynin nörotransmitter dengesini düzenleyerek kişinin öz duygulanımına dönmesini destekler. İlaçların hekim kontrolünde başlanması ve hekim takibinde kademeli bırakılması esastır. ### Psikiyatrist ile psikolog arasındaki fark nedir? Psikiyatrist, tıp fakültesini bitirdikten sonra 4 yıl Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimi almış bir tıp doktorudur; biyolojik değerlendirme, tıbbi tahlil isteme, ilaç tedavisi reçete etme ve psikoterapi yürütme yetkisine sahiptir. Klinik psikolog ise psikoloji lisansı üzerine klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, psikolojik test ve psikoterapi uygulayan uzmandır; ilaç reçete edemez. ### EMDR terapisi nasıl çalışır ve hangi durumlarda etkilidir? EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), beynin travmatik anıları işleme mekanizmasını çift yönlü uyarım (göz hareketleri, dokunsal veya işitsel) yoluyla yeniden aktive eden kanıta dayalı bir psikoterapi yöntemidir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), panik atak, fobiler, yas ve erken dönem travmatik bağlanma yaralarının tedavisinde yüksek başarı sağlar. ## Yasal Bilgilendirme ve Hekimlik Künyesi - **Hekim:** Uzm. Dr. Dilek Sarıkaya (Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı) - **Meslek Odası:** İstanbul Tabip Odası (TTB) - **Mevzuat Uyumu:** T.C. Sağlık Bakanlığı 29 Temmuz 2023 tarihli *Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik* ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Hekimlik Meslek Etiği Kuralları. - **Tıbbi Sorumluluk Reddi:** Bu platformda ve metinlerde yer alan içerikler yalnızca genel bilgilendirme ve psikoeğitim amaçlıdır; tıbbi teşhis, muayene veya tedavi garantisi niteliği taşımaz. Acil ruhsal veya fiziksel kriz hallerinde 112 Acil Yardım hattına veya en yakın hastanenin acil servisine başvurulmalıdır. - **KVKK ve Veri Güvenliği:** 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na tam uyumludur. Sitedeki interaktif testler istemci taraflı (client-side) anlık hesaplanır; hiçbir sunucuya veri iletilmez veya depolanmaz (sıfır veri kaydı). - **Fikri Mülkiyet (FSEK):** Tüm klinik yazılar, makaleler, test içerikleri ve dijital materyaller 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. - **Son Güncelleme:** 06 Eylül 2026